Menü

Yeni Cami

14 Eylül 2015 - Genel

Yazının orjinali

Camilerimizde toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak ünitelerin bulunması ve bundan sonra yeni yapılacak camilerin bu husus dikkate alınarak yapılması gerekir. Başkanlığımız bünyesinde konu ile ilgili olarak yapılan bir çalışmaya göre, toplumun her kesiminin ihtiyaçlarına cevap verebilecek ve bulunduğu semtte cazibe merkezi haline gelecek bir camide, büyüklüğüne göre bulunabilecek üniteler şunlardır:

Caminin içinde bulunacak üniteler:

– Erkek ve kadın cemaat için ibadet mekanı

– Engelliler için ibadet mekanı

– İmam/müezzin odası

– Mahfil kat

– Müezzin mahfili ve ses nakil cihazları

– Misafirler için yer/oda

– Havalandırma sistemi

– Isıtma ve soğutma sistemi

– Aydınlatma sistemi

– Akustik ses düzeni

– Kur’an-ı Kerim koymak için raf/yer

– Son cemaat mahalli

– Temizlik malzemeleri için oda

– Yangın tüpü konacak yer

– Ayakkabılık

– İlan panosu/tahtası

– Güvenlik sistemi

– Camiye giriş ve çıkışların hızlı olmasını sağlayacak kapılar

– Engellilerin ve yaşlıların camiye giriş-çıkışlarını kolaylaştıran rampa ve asansör

a) Tuvalet ve abdest alma

yerleri

– Erkekler, kadınlar ve engelliler için ayrı ayrı tuvalet

– Erkekler, kadınlar ve engelliler için ayrı ayrı abdest alma yeri

– fiadırvan

– Tuvaletlerin kapı arkalarında ve abdest mahallinde askılık

– Katı ve sıvı sabun koyma yeri

– Kağıt havlu asma yeri

– Çöp bidonu

– Suyun akmadığı zamanlar için su deposu

– Ayna

b) Müştemilat

– Görevliler için lojman

– Toplantı-konferans salonu (ihtiyaç olan yerde yapılmalı),

– Kitaplık/kütüphane ve okuma salonu

– Telefon ve internet bağlantısı

– Çay ve dinlenme salonu

– Sağlık ocağı (imkanlar ölçüsünde)

– Aş evi (imkanlar ölçüsünde)

– Spor salonu

– Kitap vb. satış üniteleri

– Su deposu

– Jeneratör odası

– Musalla taşı

– Kreş

– Lisan laboratuarı

– Malzeme deposu

– İnternet – bilgisayar odası

– Yönetim odası

– Kur’an eğitim odası

c) Minare

– Minare (bir veya çift)

– Paratoner

d) Çevre düzenlemesi

– Otopark

– Bahçe (avlu) tanzimi, yeşil alan ve ağaçlandırma

– Cami ihata duvarı

– Cemaatin oturabileceği mekan

– Çocuklar için park ve oyun yeri

+++

Camilerimizdeki halılar, cami iç tezyinatına renk olarak uyumlu, tamamen aynı desende ve kaliteli olmalıdır. Isıtma ve ışıklandırma sistemi en tasarruflu olanından seçilmelidir. Bazı bölgelerimizde kış aylarında ısıtma ve yaz aylarında serinletme klimalarla sağlanmaktadır. Bu durum elektrik tüketimini artırmaktadır. Elektrik faturalarının ödenmesinin ortaya çıkardığı mali sıkıntılar bir yana, camiye gelen cemaat arasında da klima kullanımı konusunda fikir ayrılıkları meydana gelmektedir. Camilerimizde, insanlarımızı huzursuz etmeden ısıtmanın, serinletmenin, aydınlatmanın ve havalandırmanın bir yolunu bulmalıyız. Bunu gerçekleştirirken de israftan kaçınmalı, tasarruflu davranmalıyız.

Öncelikle hayatımızın her safhasında israftan, lüksten ve ihtişamlı yaşamaktan sakınmalıyız. Bu durum camilerimizin inşasında da geçerlidir. Camiler sade, gösterişten uzak ve huzur verici mekanlar olacak şekilde tasarlanmalıdır.

Mihrap, İslam sanatında cami, mescit ve namazgâhlarda kıbleyi ve imamın namaz kıldırırken duracağı yeri gösteren mimari elemana verilen addır. Mihrabın yapıdaki yeri genellikle kıble duvarının ortasındadır. Umumiyetle niş kullanılmak suretiyle yapılır. Cemaate bir saf daha ilave edebilme imkanı sağlayan nişi yarım daire planlı mihraplar yapılmaktadır. Bu da camiye ayrı bir özellik katmaktadır.

Minber, camilerde Cuma ve Bayram namazlarında hatibin üzerine çıkarak hutbe okuduğu basamaklı mimari unsura verilen addır. Kademe kademe yükselerek çıkılan yer anlamına gelmektedir. Genelde camilerde hatibin hutbe okurken daha iyi görülmek ve sesini daha iyi duyurmak üzere çıktığı basamaklı mimari unsuru, bazen de kürsü, koltuk, taht ve benzerini ifade eder. Günümüzde camilerde ahşap, taş ve mermerden yapılmaktadır.

Kürsü ise özellikle cami ve medreselerde vaaz ve ders vermeye mahsus, üstüne genelde merdivenle çıkılan Türk ve İslam mimarisinin öğelerinden birisidir. Vaiz kürsüsü adıyla da bilinen cami kürsüsü, Cuma günleri ve diğer günlerde camide vaaz veren hocalara “kürsü şeyhi” denilmesine ve bir memurluğun doğmasına sebep olmuştur. Türk Mimarisi’nde kürsüler çok defa ahşaptan hareketli, bazen de duvara veya taşıyıcı bir ayağa bağlı olarak taştan yahut yine ahşaptan sabit biçimde yapılmıştır. Ülkemizde diğer ülkelerde olduğu gibi vaaz kürsüleri, minber ve mihrap camilerin vazgeçilmez eşyaları arasında sayılmıştır.

Cami projelerinde en çok dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Kesinlikle inşaat ruhsatı alınmalıdır. İzinsiz, ilgili müftülüğün görüşü alınmadan ve proje çizimi olmadan cami yapılmamalıdır. Her caminin şimdiki zamanda ve gelecekte ihtiyaçları karşılayacak üniteleri olacak şekilde mimari bir projesi bulunmalıdır. Kıble istikameti müftülüğümüz görevlilerince belirlenmelidir. Cami, bulunduğu semtte az önce izah ettiğimiz bir camide bulunması gereken üniteleri taşıyarak cazibe merkezi olmalı, toplumun ibadet etmenin yanında sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlarına da çözüm getiren, ihtiyaçlarını karşılayan bir yapıda olmalıdır. Ayrıca projeler yapılırken olağanüstü haller dikkate alınmalı, özürlüler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar düşünülmeli. Bu kesimin cami hizmetlerinden faydalanmaları için gerekli tedbirler alınmalıdır ve cami bahçe düzenlemeleri yapılırken yeşil alana daha fazla yer ayrılarak yapılmasına, cemaatin namaz vakti aralarında oturabileceği şekilde düzenlenmesine ve çocuklar için de oyun mekanları ayrılmasına dikkat edilmelidir. Bunları yaparken camilerde estetik kurallar gözardı edilmemeli, kubbe-minare büyüklüğünde orantı gözetilmeli, göz zevkine de hitap edilmelidir.

Günümüzde camilerimizde ne gibi sorunlarla karşılaşılıyor ve çözüm için neler yapılabilir?

Camilerimizde genel olarak iki türlü sorunla karşılaşmaktayız. Birincisi, camilerimizin inşa edilirken ihtiyacı karşılayacak üniteleri bünyesinde barındıracak, semtte cazibe merkezi olacak şekilde planlanıp, buna göre inşaat ruhsatı alınarak yapılmaması. Camilerimiz iskan ruhsatı alınarak hizmete açılmıyor. Projelerde, çevrenin ihtiyaçları gözardı edilmekte ve insanlar camide ibadete başlayınca, yani camide hizmet sunumu başlayınca eksiklikler ortaya çıkmaktadır. Artık günümüzde cami inşaatları müftülüğümüz ve Başkanlığımız ile işbirliği içinde, istişarelerde bulunularak yapılmaktadır. Cami inşaatına başlanmadan gelecekte olabilecek ihtiyaçlar belirlenmeli bu doğrultuda öngörülerde bulunularak projeler üretilmeli, gerekli yasal prosedürler tamamlanmalı ve izinler alınmalıdır.

Diğer sorun ise, camiye gelenlerin dikkat etmeleri gereken; cami adâbı, temizlik ve çevre temizliği, adâb-ı muaşeret gibi kuralların gözardı edilmesinden kaynaklanmaktadır. Camiye gelen vatandaşlarımızın bilinçli bir cemaat şuuruna sahip olması bu sorunu ortadan kaldıracaktır.

Camilerdeki temizlik gibi hizmetler nasıl yürütülmektedir?

Camilerimizdeki hizmetlerin bir kısmı cami görevlilerimiz tarafından Başkanlığımız ve müftülüklerimizce yapılan düzenlemeler çerçevesinde yürütülmektedir. Cami ve müştemilatı ile ilgili her türlü tasarruf, temizlik işleri, masrafların karşılanması, gelir-gider, su kullanımı, aydınlatma ve ısıtma işleri, havalandırma, ses tertibatı, kablosuz ses yayın sistemleri, olağanüstü hal (yangın, deprem, sel vb.) olduğu zaman camilerden çıkışların yapılabilmesi için tahliye planlarının hazırlanması, avizelerin kubbeye çok yük taşıtacak büyüklük ve ağırlıkta olmaması, özürlülerin ve kadınların namaz kılacağı, tuvalet ve abdest alacakları yerlerin yapılması, tuvaletlerin, şadırvanların temiz, bakımlı ve bu hizmetlerden sorumlu bir görevlisinin bulunması gibi hizmetler ise öncelikle cami yönetiminin yürütmesi gereken hususlardır.

Biz vatandaşlarımızın cami ve müştemilatındaki bölümlerde ısıtma, aydınlatma, serinletme, su kullanımı ve havalandırma gibi hususlarda hassas olmalarını, özen göstermelerini ve tüketimlerde israftan kaçınmalarını istemekteyiz. Üreticilerimizden ise, tüketim konusunda tasarrufu sağlayan icatlar, yeni buluşlar yapmalarını bekliyoruz.

Camiye gelen cemaat öncelikle nelere dikkat etmeli?

Cami ve mescitler, Allah’a ibadet edilen mekanlardır. Bu yerlere gelişigüzel girilmemeli, camiye gelen herkes cami adâbını iyi bilmeli, cami adâbına uymalıdır. Camilerimiz herkese açık olan, topluca, beraberce ibadet ettiğimiz mekanlardır. Camiye bizden başkalarının da geldiğini unutmamalı, buna göre davranmalı, insanlara saygılı olmalıyız. Onları rahatsız edici davranışlardan kaçınmalıyız.

Hz. Peygamber ağız ve diş temizliğine önem vermiştir. Bu maksatla her yemekten önce ellerini ve her yemekten sonra da ellerini ve ağzını yıkamış, misvak kullanmak suretiyle de dişlerini temizlemiştir. Başta ağız ve diş temizliği olmak üzere beden ve elbise temizliği camiye gelirken dikkat edilmesi gereken en önemli husustur. Camilere en güzel ve en temiz elbiseleri giyerek gitmeli, cemaati rahatsız edici kıyafetlerle gidilmemeli. Allahü Teâlâ, Kur’an-ı Kerim Araf Suresi 31. ayet-i kerimesinde “Ey Ademoğulları! Her mescide gidişinizde ziynetli elbiselerinizi giyin.” buyurmuştur.

Camilerde gürültü yapmak, alışveriş yapmak, dilenmek cami adâbına uygun değildir. Camiler ibadet yerleri olduğu için buralarda vaaz edenler ve ders verenler hariç yüksek sesle konuşulmamalıdır. Camiye gelen kişi camide edilen vaazı, okunan Kur’an-ı Kerim’i dinlemeli, böyle bir etkinlik yoksa kendisi Kur’an-ı Kerim okumalı, tespih çekmeli, dua etmeli, kaza namazı kılmalı, kitap okumalı, boş sözlerle vaktini geçirmemeli, caminin manevi atmosferinde ruhunu dinlendirmeli.

Büyük ve ziyaretçisi çok olan camilerin temizliği nasıl sağlanıyor?

Camilerin bakım ve temizliği, Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönergesi’nin 121. maddesinde belirtildiği üzere şu esaslara göre yapılmaktadır:

Cami ve mescitlerin genel bakım ve temizliği Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere yılda iki defa yapılır. Bu bakım ve temizlik sırasında kubbe, tavan, duvarlar, mahfeler, minber, mihrap, kürsü, maksureler, iç zemin, halı ve kilimler, şamdanlar, avizeler, levha ve yazılar ile bütün teberrükât eşyası, kapı ve pencereler, revaklar, iç ve dış avlu ve bahçeler, şadırvan, dış duvarlar ve minareler zarar vermeyecek temizlik malzemeleri ile yıkanır, silinir, bakım ve temizliği yapılır, toz ve örümcek ağları alınır, varsa dış duvar ve minarelerdeki bitki ve yosunlar temizlenir, budanması gereken ağaçlar budanır.

Cami ve mescitlerin tercihen perşembe günleri, ihtiyaç halinde de diğer bir günde haftalık temizliği yapılır. Bu temizlikte zemin süpürülür, cam, çerçeve, kapı ve benzeri yerlerdeki kirler silinir temizlenir, görünen ve kullanılan yerlerdeki her türlü kir ve örümcek ağları temizlenir, iç ve dış avlular ile bahçe süpürülüp temizlenir.

Cami ve mescitlerin günlük temizliği yapılır. Bu temizlikte giriş çıkışlar ile zemindeki toz ve kirler silinir, süpürülür ve temizlenir. Cami ve mescitlerin bu maddede zikredilen bakım ve temizlikleri, hizmetlinin bulunması halinde, müezzin – kayyım ile birlikte hizmetli tarafından, hizmetli bulunmaması halinde müezzin-kayyım tarafından, tek görevlisi bulunan camilerde ise bu görevli tarafından yapılır. fiadırvan, abdest alma yeri ve tuvalet gibi yerlerin temizliği ise vakıf, dernek, köy tüzel kişiliği, belediye veya ilgilileri tarafından yapılır. Haftalık ve altı aylık bakım ve temizliklerde gerektiğinde cemaatten de yardım alınır. Tarihi ve turistik eser niteliğindeki cami ve mescitler başta olmak üzere bütün cami ve mescitlerin bakım ve temizliklerinde “Camilerin Bakım, Onarım, Temizlik ve Çevre Tanzimi Yönetmeliği” ile aynı konudaki yönerge hükümleri de dikkate alınır.

İbadet mekanları olan camilerin iç ve dış temizliğinin en iyi şekilde yapılması sağlanarak din hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve vatandaşların daha hijyenik bir ortamda ibadet etmelerini temin etmek için cami ve müştemilatının düzenli ve belirli periyotlarla temizliğinin yapılmasını sağlamak son derece önemlidir. Özellikle büyük şehirlerimizde ibadet mekanı olmasının yanı sıra yerli ve yabancı çok sayıda turistin ziyaretçi olduğu camilerimizde temizlik konusu büyük önem arz etmektedir.

Din görevlilerinin asli görevleri olan din hizmetini en iyi şekilde sunmalarını ve temizlik işlerinin belirli bir düzen içinde yürütülmesini sağlamak için cami temizliğinin belediyelere yaptırılmasını temin etmek cami temizliği konusundaki en öncelikli amacımızdır. Bu nedenle, camilerin temizliğinin, belediye teşkilatı bulunan yerlerde görev, yetki ve imtiyazlarını kullanarak belediyeler tarafından müftülüklerle de işbirliği yapılarak oluşturulacak temizlik ekiplerince ücretsiz olarak yapılması sağlanmaya çalışılmaktadır. 2007 yılında camilerin temizliğinin belediyeler tarafından ücretsiz olarak yapılmasına ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı’na gönderilen yazı neticesinde belediyelerle koordinasyon kurulmuş, 71 il ve 726 ilçemizde cami ve müştemilatın temizliğinin belediyeler tarafından yapılması sağlanmıştır. Diğer il ve ilçelerimizde ise temizlik çeşitli dernek ve vakıflarla, din görevlilerinin kendi çabaları ve mahalli imkanlarla yapılmaktadır. Bu konudaki çalışmalarımız devam etmekte olup tüm camilerimizin temizlik konusunda belirli bir standarda ulaşmasını sağlamayı ümit ediyoruz.

Büyük, tarihi ve turistik olduğu için ziyaretçisi bol olan camilerimizde temizlik hizmetleri özel ekipler tarafından yapılmaktadır. Örneğin; Ankara Kocatepe Camii’nin ve çevresinin temizliği, bakımı ve güvenliği caminin sahibi Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yürütülmektedir.

Son olarak günümüzde yapılan özgün cami tasarımları ve iç dekorasyonları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Günümüzde gerçekleştirilen bazı özgün cami tasarımları ve iç dekorasyonlarını olumlu buluyorum. Mimarlarımızın, iç mimarlarımızın özgün cami tasarımları ve tezyinatları konusunda çalışma yapmaları, bu çalışmalara uygun camiler yapılması bizi sevindirmekte. Cami tasarımlarında geleneklere bağlı kalmakla beraber yeniliklerin de pratiğe geçirilmesinde yarar vardır. Ancak iç ve dış mimari tasarımdaki bu yenilikler geleneksel mimari tarzımızın bir devamı olarak da geliştirilebilir.

+++++

CAMİLERİN BAKIM ONARIM TEMİZLİK VE ÇEVRE TANZİMİ YÖNETMELİĞİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.